Ana Sayfa
Akkoyunlu Metodu
 Akkoyunlu Metodu...

Timurluların ardılı olarak Erganimadeni hinterlandına yerleşen ve 1402-1502 arası Maden Gerçeği'nde egemenlik kuran Akkoyunluların tarihteki ilk siması Pehlivan Bey'in oğlu Tur Ali Bey'dir...

Tur Ali Bey'in oğlu Kutlu Bey, 1349'da önce Diyarbakır'da bulunmuş, daha sonra da Maden Gerçeği'nde Bayburt'u ele geçirerek Trabzon'daki Pontos Devleti ile ilişkiye geçmişti. Ayrıca Pontos'taki Komnenos hanedanından İmparator III. Alexios'un kız kardeşi, Basileios I Komnenos ve Eirene Palaiologina'nın kızı Maria Despina ile 1352'de evlenen Kutlu Bey, bu evlilik yoluyla da aynı zamanda yıllar boyu sürecek olan çıkar amaçlı bir akrabalık hikayesi başlatmıştı.

Bu akrabalık hikayesinde daha sonra Kutlu Bey'in oğlu Kara Yülük Osman Bey, Komnenos hanedanından İmparator Alexios III Komnenos ile Theodora Kantakuzina'nın kızı Prenses Fülâne ile evlendi.

Kara Yülük Osman Bey'in oğlu Celaleddin Ali Bey de amcası Pir Ali Bey'in kızı Sare ile evlendi (ki bu Sare'nin ismi zamanla önce ''Sara''ya, daha sonra da ''Saray Hatun''a dönüşerek kutsiyet kazandı).

Celaleddin Ali Bey'in oğlu Uzun Hasan ise Komnenos hanedanından Kaloioannis IV Komnenos'un kızı Yekaterina Thedora Despina ile evlendi (ki bu Despina ihtida etmedi, Hıristiyan olarak öldü; kızı Halime Alem Şah Marta Beğim ise Şah İsmail'in annesi idi).

Uzun Hasan'ın ikinci karısı Can Beğim de bir Komnenos prensesi idi...

Trabzon Rum İmparatorluğu olarak bilinen Pontos'taki Komnenoslarla iç içe geçen Akkoyunlular, çıkarları uğruna sürekli olarak Erganimadeni'ndeki zengin Altın, Gümüş ve Bakır varlığını sömürerek Trabzon'a taşımışlar, Komnenoslar da bu zenginliği Cenevizliler ve Venedikliler ile paylaşarak saltanat sürmüşlerdir.

Bu arada özellikle Uzun Hasan, Komnenosların himayesindeki annesi Sare ile karısı Despina'ya Harput'u tahsis etmiş, kendisi Ergani'de mevzilenmiş ve idari teşkilatlanmasını da Diyarbakır'da tesis ederek bu adi sömürüyü metotlaştırmıştı:

Siyasi açıdan Harput'ta, idari açıdan ise Diyarbakır'da mevzi tutulacak; Erganimadeni işgal edilerek zengin Altın, Gümüş ve Bakır varlığı ham haliyle kelepir olarak ele geçirilecek; mahallinde katma değer yaratmasına engel olunarak yaratılan kargaşa ortamında Gümüşhane veya Tokat'a taşınacak; buralarda tasfiye edilerek Karadeniz limanları üzerinden emperyalistlere sevk edilecek ve bu sömürü metoduyla da iktidarın sürekliliği sağlanacaktı...
 
İlk Yayın Tarihi: 16.04.2009

Akkoyunlu Metodu...

Uzunca yıllar Maden Gerçeği'nde saltanat süren Akkoyulular tabii ki Venediklilere payandalık yapılyorlardı...

Avrupa'nın ve dünyanın en güçlü donanmasına ve ticaret filosuna sahip olan Venedikliler ise bu arada açıkça insanlığa kan kusturuyorlardı. Osmanlılarda da en geçerli para olan ve duka denilen 3,5 gram ağırlığındaki altın paralarını Avrupa'ya bile para birimi olarak kabul ettirmişlerdi. Bizans'ın bir dukalığı olarak kurulan ve IV. Haçlı Seferi'yle 1204'ten itibaren parlayan Venedikliler, amansızca korsanlık yapıyorlardı ve zaten ''dinleri-imanları'' ve her şeyleri de para idi. Donanmaları ve ticaret gemileri sayesinde Akdeniz'de birçok iskele ve limanlara ve bir hayli de önemli adalara sahip olmak suretiyle Akdeniz'i bir örümcek ağı gibi kuşatmışlardı: Arnavutluk, Epir ve Mora sahillerindeki liman ve iskelelerle Adriyatik körfezi ağzındaki Korfo ve daha güneyde Paksos, Aya Mavra, Kefalonya, Zanta gibi diğer adalarla birlikte Eğriboz, Girit ve Kıbrıs adalarına da Venedikliler hakimdi. Ayrıca İskenderiye, Suriye sahilleri ve İstanbul'u da antrepo şeklinde istedikleri gibi rahatlıkla kullanabiliyorlar, borç alıp borcunu ödemeyen Avrupa krallarına ve gerekirse papalara da pervasızca hakaret ederek entrika çevirmekten çekinmiyorlardı (Entrika çevirmekte usta olan Venedikliler hatta zamanla Yahudi kökenli Baffo ailesinin kızları Cecilia Venier-Baffo (Nurbanu Sultan 1525-1583, II. Selim'in eşi ve III. Murat'ın annesi) ve Sofia-Baffo (Safiye Sultan 1550-1605, III. Murat'ın eşi ve III. Mehmet'in annesi) sayesinde saraya sızarak Osmanlı hanedanı ve yönetim üzerinde nüfuz sahibi bile olacaklardı).

Avrupa kıtasına baharat, hububat, Altın, Gümüş, Bakır, mücevherat, ticari emtia, kaynak ve hammadde taşıyıcılığı yapan ve Akdeniz'i bir dünya merkezi kabul ederek yaşayan Venedikliler aynı zamanda Avrupa'nın kaypak diplomasisini biçimlemişler ve bu kaypak diplomasinin de en usta aktörlüğünü yapmışlardır. Batı emperyalizmi, diplomasi alanında Venediklileri örnek almışlardır (Latince ''bailus'' denilen daimi, yani ikamet eden elçilere Osmanlılar ''balyos'' diyorlardı. 1453'ten itibaren İstanbul'a balyos atamaya başlayan Venedikliler, bu sayede elde ettikleri siyasi, ticari ve hukuki imtiyazlarla da kapitülasyonların önünü açmışlardır. 1453'te başlayan balyos atamaları, 1797'deki Campo Formio Antlaşması ile Venediklilerin Avusturya İmparatorluğu'na ilhak edilişine kadar devam etmiştir).

Venediklilerin diplomasi yoluyla çevirdikleri fırıldakları daha iyi anlamak için özellikle Akkoyunluları ''kafalamak'' ve Erganimadeni'ndeki Altın, Gümüş ve Bakır madenlerini sömürmek amacıyla Harput'ta ve Diyarbakır'da bulundurdukları daimi elçilerin faaliyetlerine bakmak gerekmektedir...
 
İlk Yayın Tarihi: 04.05.2009

Akkoyunlu Metodu...

11 Ağustos 1473'teki Otlukbeli Savaşı'nda Osmanlılara yenilen Akkoyunlular, Maden-Tokat Hattı'nı kaybetmeleriyle birlikte yönetim merkezlerini mecburen Diyarbakır'dan Tebriz'e taşıdılar.

Maden Gerçeği üzerine kurulu saltanattan mahrum kalan Uzun Hasan'ın 6 Ocak 1478'de Tebriz'de ölmesiyle de sürekli iç çekişme yaşadılar ve haliyle 1502 yılında Şah İsmail tarafından ortadan kaldırılarak tarihe karışmış oldular.

Akkoyunluları ortadan kaldırarak dedesi Uzun Hasan'ın misyonunu üstlenen Şah İsmail ise ''anamın hakkıdır'' diyerek 1507'de Erganimadeni'ni ele geçirecek ve kısa bir süreliğine de olsa Akkoyunlu Metodu'nu uygulamaya çalışacaktır.

Böylece tarihi pratik değişmiyecektir; Erganimadeni'ne sahip olan dünyada söz sahibi olabilecek, aksi halde, yani Erganimadeni'ni kaybeden ise tabii ki yok olup tarihe karışacaktır...
 
 
İlk Yayın Tarihi: 21.05.2009
19 Haziran 1992 tarihli Milliyet Gazetesi

KARADENİZ BAKIR İŞLETMELERİ A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜĞÜNDEN



Samsun İşletmemizin ihtiyacı olan 14.000 Ton Bakır Konsantresi Etibank Ergani İşletmesi Müessese Müdürlüğü'nden alınarak, Samsun'a taşıttırılacaktır. Bu işe ait şartnameler Genel Müdürlüğümüz 612 nolu odadan 750.000 TL mukabilinde alınabilir. Teklifler en son 1.7.1992 günü saat 14:00'e kadar Genel Müdürlüğümüz Muhaberat Servisine verilmiş olacaktır. Teklif zarflarının üzerine teklif verme son günü ve saati ile işin konusu mutlaka yazılacaktır. Postadaki gecikmeler dikkate alınmayacaktır...

ADRES: Ziya Gökalp Caddesi No: 17/5 Kızılay - Ankara
Tel: 435 54 00 (Basın: 30392)

Kaynak: http://gazetearsivi.milliyet.com.tr

İlk Yayın Tarihi: 26.12.2009


 


Not: Bu yazı dizisi sn. Lütfi ERGENE tarafından yayına alınmıştır.




Araştırma Kategorileri
Twitter - @bizmadenliyiz
Son Eklenen Fotoğraf
Ziyaretçi İstatistiği

Aktif  Online Ziyaretçi : 14

Toplam Ziyaretçi Sayısı : 3265845

İlk Yayın Tarihi :   06.12.2006