Ana Sayfa
Biz Gurbettekiler

Nerede olursak olalım yaşamlarımızın olmazsa olmazlarındandır MADEN, silip atamadıklarımızdandır.. İlkleri yaşadığımız,Sevdiğimizdir/Sevdamızdır. Anamız. Babamızdır MADEN.. Çocukluk ve Gençliklerimizin tanığıdır.. Bizi biz yapandır MADEN. Uzak kaldığımız anlarımızda hayallerimizdir taa eskilerde kalanlardan kurmaya çalıştığımız.. Kendi yaşadıklarımızı anma adına yad ettiğimizdir, bitimsiz bir istek ve sevdayla. Sayısız özellikleri ile sarmalamıştır benliklerimizi, belirlemiştir kişiliklerimizi.. Nasıl olmasın ki bu özellikleri MADEN’in.. Elbette ki yeni yerlerimizde de iyi ilişkiler ve diyaloglar kurarız, Ne de olsa MADEN kültürümüz var.. Ancak nasıl Özlemez?, Aramaz?, İstemeyiz ki MADEN'imizi;?

Biz MADEN’liler birbirlerini anlayabilen az bulunur topluluklardanız. Din-Dil-Irk ve Renk ayrımlarımızı bir potada harmanlayıp MADENLİLİK RUHU olarak sunmuşuz birbirimize..Öylesine içten, doğal ve kendiliğinden gelen yaşam biçemimiz vardır ki; İlişkilerimizde yanıtsız tavır ve duygular yok gibidir.. Yaşamdan beklentilerimiz Doğanın kendi ritmi ve döngüsünün belirledikleri ile sınırlıdır. Hayallerimiz yalın, zararsız ve paylaşım üzerine kuruludur. Öyle ki MADEN’liyi anlamak isteyen farkında olmadan ortak bir dille uyum sağlar, aynı dili konuşur. Dünyanın en zor olanını başarandır -insanlari sevebilendir MADEN’liler. Yabancıya saygılı, koruyucu- kollayıcıdır, konukseverdir. Yüreği-sofrası- evinin kapısı sonuna değin açıktır herkese.. Sahici insanlardır MADEN,liler. Yaşamlarında kendiliğinden oluşmuş bir iç tutarlılıkları vardır. Herkes kendisinin gerçekten farkında olan, ne ve kim olduğunu,gücünü ve etkisini bilendir. Saygı ve sevgiyle yoğrulmuş bir kültür temellidir MADEN’li.. MADEN’li MADENLİ’yı kırmaz, kıramaz.. MADENLİ, MADEN’i de kıramaz..Varoluş nedeninin MADEN olduğunu asla unutmaz, unutamaz..

Bazan araya yıllar girer gidemeyiz MADEN’e, kırıldığını düşünürüz bizlere, işte o anlarda bir korku sarar benliğimizi, derinlerden gelen bilmediğimiz bir dürtüyle; Kendimizle konuşarak; Kırılma bize MADEN, dost kal bizimle MADEN dediğimizdir dillerimize dolanan.. bize yanlışlarımızı kabullenmeyi, doğrularımızı ölümüne savunmayı ve paylaşmayı öğrettin. Elbetteki yaşam yapılan yanlışların bedelini ödetir insanlara.. Ama Biz başkalarının yanlışının bedelini ödemeye zorunlu kılındık. O başkaları dediğimiz büyüklerimize de kızamıyoruz, o günün koşulları ve o dönemin vizyonu öyleydi kim bilir? Şimdi sıra bizlerindir.. Bizlerin yapacaklarıdır.. Eskiye sitemle, büyüklerimize suçu atarak kolaycılığa kaçmamamız gerek.. Bizlerinde yapacakları olmalıdır. Görevlerimiz vardır ve bu görevlerimizi gücümüzün ve zamanımızın olduğu ölçüde yerine getirmeliyiz.. Ama bizler zorunlu olarak koptuk senden, başka diyarlara savrulduk. O ellerde serpildik, geliştik ve çoğaldık yeni yeni insanlarla -mesleklerle ilişkilendik. Yepyeni yaşamlarımız oldu. Köklerimiz MADEN de ama dallarımız ve meyvelerimiz yeni yerlerimizde olan Ağaçlar olduk. Zorlandık ilk başlarda ama senin bizlere kazandırdığın bulunduğumuz ortama uyum özelliklerimizle uzun sürmedi.. Yine Senin öğretilerinden biriyle; Doğduğun değil / Doyduğun yerdir, Vatanın-Yurdun’a saygı duyduk ama kapılmadık.. Ne MADEN’imizi unutup yadsıdık yurdumuzu ne de yeni yerlerimizi Yurt belledik tümüyle.. MADENLİ’nin o geniş yüreği ile hem doğduğumuz hem de doyduğumuz yerleri Yurt saydık ve ne görevlerimizi aksattık ne de saygılarımızı yitirdik..Yüreklerimizde geçmişin seninle dolu anları ve anıları ile yeni yerlerimizde yeni yaşamlarımızı benimsedik.

Olur olmaz anılarımızı anlatarak, Her olayı; Biz MADEN’deyken..

Birilerinin tavırlarını; MADEN’li olsa..

Tanık olduğumuz bir olayı; MADEN’de olsaydı.. diye açıklamalarımızı duyan çocuklarımız yadırgadılar bizleri..Haksız da sayılmazlardı. Onların da doğdukları yerdi yeni Yurdumuz.. O zaman da ”Aslımız” diye söze başlayarak dilimizin döndüğünce bıkmadan anlatmayı, tanıtmayı denedik MADEN’imizi.. Bulunduğumuz yerlerde insana değer verilen hizmetleri gördükçe gözlerimiz açık ya da kapalı MADEN’i düşünerek, düşler kurduk.. Ve bu düşlerimiz hiç bitmedi.. Eminim ki hemen bütün Gurbetteki MADEN’lilerin Ayri ayrı düşleri vardır MADEN üzerine ve dilerim Sitemizde okuma şanslarımız olur.. İzninizle ben sizlere kendi düşlerimi anlatmak istiyorum:

"Elazığ girişinden 2 milyonluk köprüye geldiğimde sahil kentlerinkine benzeyen bir koy gördüm. Demir atmış tekneler vardı bir de yanaşmak üzere olanlar; Kıyıdaki Babalara halatlar bağlandıktan sonra içinden insanlar indiler.. Meğer o koydan Çaylık bahçelerinin alt kısmına kadar petrol taşınan devasa borularla kanalizasyon akıntılarından ve atık sulardan kurtarılmış.. Dev Vinçlerle taşları ayıklanarak akvaryum berraklığında bir görünüm kazanmış MADEN Çayımız.. Gerek MADENLİ’ler gerekse yabancılar Tekne turu yaparlarmış.. Karaca Petrolün yanından başlayarak Tenis köprüsüne kadar ve Kortik çıkışından 2.ci soğuk suya kadar Eskişehirde ki gibi kumsallar yapılmış. Genç, Yaşlı, Kadın, Erkek şortları, sandaletleri ile akşam serininde Belediyenin düzenlediği yerlerde yürüyüşler yaparlarmış.. Uygun yerlerde dışarıdan gelecekler için Bungalow tipi evler yapılmıştı.. Tenis’teki ve Poyraz’daki Etibank evleri devre mülk sistemi gibi satılmış yada kiraya verilmiş.. Belediye Tansaş sistemi ile biri Elazığ diğeri Diyarbakır çıkışına dev iki Market yaptırmış.. Bütün dereleri MADEN çayına birleştiği yerlerde minyatür Hes sayılabilecek bentlerle donanmış, oralardan Elektrik üretimine başlanmış.. Meyrapta, Guleman yolunda ve rüzgar alan her yerde görsel bir şölen sunan Yel değirmenleri de elektrik üretmeye başlamış.. MADEN Belediyesi yakın ilçelere elektrik satmaya başlamış.. 60 -70 li yıllardaki gibi zenginleşen Belediyemiz bütün köylere ulaşımı havadan Teleferik sistemi ile çözmüş.. İlk fırsatta kayak pistleri yapılacak yerler saptanacakmış. Maden de üzüm ve üzümle ve - Organik sebze ve Meyve ile ilgili Sektörler oluşmuş.. Hatta ilk kez MADEN’de yeşil pul biber üretilmeye başlamış.. MADEN’in bütün evleri çatı ile kaplanmış, yıkık dökük hiçbir ev kalmamış ve bütün evler beyaza boyanmış.. Bütün mahalleler; Karşıdan bakıldığında özellikle geceleri ışıklandırmaları ile hayranlık uyandıran, iki tarafı çiçeklerle-ağaçcıklarla yeşillendirmiş Merdivenlerle donatılmış.. Evlerin fiyatları artmış, arsa bulunamaz olmuş.. Belediye Arpameydanı’nın yeniden yerleşim yeri olması için yasal girişimlerde bulunuyormuş..

Böyle bir düş işte.. Ama unutmayalım ki düş kurmadan gerçeğe varılamıyor sevgili MADENLİ hemşerilerim.. Ancak MADEN için en güzelini düşleyen bizlerin, yanlışlarımızda yok değil.. Söz gelimi başka kentlere yerleşen bazı hemşerilerimizin ’’tümüyle ve kaçar gibi- ya da ohh kurtuldum’’ anlayışında arkalarına bakmadan MADEN’den ayrılışları ve ilgisizlikleri.. Oysa geçmişimize /ailelerimize ve kendimize saygı adına çatılarımızı yapıp koruyabilirdik evlerimizi.. Ayrıca maddi sorunu olmadığı anlarda neden tatil için hiç olmazsa yılda bir /iki yılda bir de olsa, bir haftalığına MADEN’i seçmemeleri anlaşılabilir değil.. MADENLİ'nin mutfağının değişmezleri vardır.. Örneğin Kurutmalarımız.. Yöremizin Biberi Malatya ötesinde bulunmuyor.. Nane, Maydanoz, Fasulya, Sumak, Reyhan hele hele ilk baharda Kertik.. Hazirandan başlayarak Dut.. Pestil/Pekmez ve Sucuk.. Sonra MADEN Peynirimiz. Yani her yıl yine mutfaklarımızda olmalarını sağlamak için; Gidemezsek bile hiç olmazsa bahçesi olanlara siparişler verilerek MADEN imizin ekonomisine de katkı adına yaptırılamaz mı? Yeter ki unutmayalım MADENİMİZİ.. Yeter ki gidelim MADENİMİZE.. Sevgili hemşerilerim inanın MADENİMİZ sımsıcak Anılarımızı sunarak, bir ana sevecenliği ile kucaklayacaktır bizleri.. Bütün Akraba ve tanıdıkları ile.. İnsanları, Bahçeleriyle.. Meyrabı ile.. Kuru Kebabı-Hazar Gölü ve Soğuk Suyu ile..


HAYDİ BU YAZ MADEN’E GİDELİM ..
9 MART 2011
TÜM MADENLİ VE MADENİ SEVEN HEMŞERİLERİME
SEVGİ VE SAYGILARIMLA
AHMET KOÇAK 





Araştırma Kategorileri
Twitter - @bizmadenliyiz
Son Eklenen Fotoğraf
Ziyaretçi İstatistiği

Aktif  Online Ziyaretçi : 19

Toplam Ziyaretçi Sayısı : 3269680

İlk Yayın Tarihi :   06.12.2006