Ana Sayfa
Talan Edilen Ferrokrom Fabrikası...
 Elazığ Milletvekili Ahmet Cemil Tunç'un TBMM'de 20 Mart 2001 tarihinde yaptığı gündemdışı konuşma

AHMET CEMİL TUNÇ (Elazığ) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, söz verdiğiniz için de teşekkür ediyorum.

Eti Krom'un özelleştirilmesiyle ilgili düşüncelerimi arz etmek için huzurunuzdayım.

Dünya krom rezervi 3,3 milyar tondur, Türkiye'nin bundaki payı yüzde 6'dır.

Krom, çelik üretiminde, kimya sanayiinde, döküm sanayiinde kullanılan stratejik bir maddedir.

1936 yılında Elazığ'ın Guleman İlçesinde krom yataklarının işletilmesi Etibanka verilmiş; aynı yıl, Şark Kromları İşletmesi Müessesesi olarak teşkilatlanmıştır. 1977 yılında bu müessesede ferrokrom üretilmeye başlanmış ve 1998 yılında da "Eti Krom AŞ" adıyla bağlı ortaklığa dönüştürülmüştür.

Elazığ Ferrokrom İşletmesinin gayri safî millî hâsılaya katkısı 5 trilyon 219 milyar 100 milyon Türk Lirası, dış ödemeler dengesine yaptığı etki 25 trilyon 957 milyar 914 milyon Türk Lirasıdır.

Böyle, çalışan, üreten, satan bir müessese, 18 Ekim 2000 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan bir tebliğ sonucu, bugün, âdeta çökme noktasına gelmiştir. Özelleştirme İdaresinin tebliğinde deniliyor ki: "Eti Krom AŞ özelleştirme kapsamına alınmıştır, bir yıl içerisinde özelleştirilecektir."

Şimdi, yılda milyonlarca dolar ihracat yapan bir müessese, 1 500 kişinin fiilen çalıştığı, 30 000'in üzerinde kişinin ekmek kapısı olan bu müessese, bugün, memurunun, işçisinin maaşını ödeyemez, elektrik parasını ödeyemez, yakıt parasını ödeyemez, iş yaptırdığı firmalara alacağını ödeyemez duruma gelmiştir. Yılda milyonlarca dolar ihracat yapan, bütün bir yörenin ekonomisini ayakta tutan bu müessese, bu duruma getirilir mi? Bir yıl içerisinde satılacak deniyor;ama, ben KİT komisyonunda çalıştım, bu vaatlerin havada kaldığını aşağı yukarı hepimiz biliyoruz. Bir yıl içerisinde özelleştirme yapmanın zorluğunu hepimiz biliyoruz. Kaldı ki, üzerinden altı ay geçti, hâlâ yapılmış hiçbir şey söz konusu değil. Özelleştirme uygulamalarının sağlıksız olduğunu yürümediğini hepimiz biliyoruz.

Maden Bakır İşletmesi için de aynı şeyler söylenmişti. Nerede koca müessese kapatıldı, ülke büyük bir ekonomik kaynağını kaybetti. Korkarım ki, Eti Kromun akıbeti, Maden Bakırın akıbeti olur, önlem alınmazsa eğer.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; müessese özelleştirme kapsamına alındıktan sonra cevher satamıyor. Bugün fabrika sahasında ve İskenderun Limanında ihraç bekleyen 110 000 ton cevher var; ama, satılmamış; çünkü, gördüğümüz o ki, bir müessese özelleştirme kapsamına alınınca pazarını kaybediyor, yatırım yapamıyor, kalifiye eleman da gidince, doğal olarak o müessese batıyor. Bugün, Ferrokromun başına gelen de budur.

Çeşitli hükümetlerin programlarında, olağanüstü hal bölgesindeki kamu iktisadî teşebbüslerinin özelleştirilmemesi yönünde kararlar var ve yine, KİT Komisyonunun her yıl yaptığı denetimlerde olağanüstü hal bölgesindeki kamu iktisadî teşebbüslerinin özelleştirilmemeleri yönünde temenniler var; ama, bunlara rağmen, sayın hükümet, ferro kromu özelleştirme kapsamına aldı. Aslında, özelleştirmeye karşı olan bir insan değilim, özelleştirmenin yapılması gerektiğini ben de düşünüyorum ve sonuna kadar, bu düşüncede olanlarla beraberim; ama, bunun kararı alındıktan sonra ne olmuş; bakıyoruz, fabrika, kapanma noktasına gelmiş, 50 trilyon borç altına sokulmuş, karar tarihinden bugüne kadar hiçbir şey de yapılmamış.
Bir müessese düşünün; hammadde sorunu yok, pazar sorunu yok, milyonlarca dolar ihracat yapıyor -stratejik bir madde- zarar etmiyor, kazanıyor -1997 yılında önemli ölçüde kazanmış- siz, bu müesseseyi, önce, çalıştırmıyorsunuz, sonra, borçlandırıyorsunuz, sonra da batırıyorsunuz, herhalde, sonra da borçları mukabilinde birine vereceksiniz. Böyle yapmamalıyız; çünkü, bunun vebalinin altından kalkamayız.

Yapmamız gereken bir şey var; hemen özelleştirme kapsamı dışına alınmalı Sayın Bakan. Aksi takdirde, Eti Bakırın akıbetinden kurtulamaz. Kaldı ki, bor madenlerinin özelleştirme kapsamı dışına çıktığını hepimiz biliyoruz. Bu da kesinlikle çıkarılmalı, en azından şimdilik çıkarılmalı. Borçlarının bir kısmı, Özelleştirme İdaresinin alacağı, sermaye artışına mahsup edilmeli, Eti Holdingin borçları var; bunlar da uzun vadelerle...

Eti Holdingin alacağı da, düşük faizle uzun vadeye yayılmalı ve fabrika tekrar açılmalı. Sanıyorum, bu, hem Türkiye için hem bu hükümet için hem de Elazığ için hayırlı olanıdır diye düşünüyor, hepinize saygılar sunuyorum.

kaynak= T. B. M. M.TUTANAK DERGİSİ CİLT : 57-DÖNEM : 21 YASAMA YILI : 3

Elazığ Milletvekili Ahmet Cemil Tunç'un, 14/03/2002 tarihli Elazığ ferrokrom tesislerinde yaşanan sorunlara ve çıkarılacak olan yeni özelleştirme yasasının bu tesislerde yaratacağı sıkıntılara ilişkin gündemdışı konuşması

Dünya krom rezervi 4,6 milyar tondur, Türkiye'de krom rezervi ise 160 000 000 ton civarındadır. Krom üreticisi ülkeler ürettikleri kromun yüzde 78'ini kendi ülkelerinde tüketirken, Türkiye, ancak bunun yüzde 5'ini tüketiyor, gerisini ihraç etmek durumunda kalıyor; çünkü, Türkiye'de kromu çeliğe dönüştürebilecek tesis yok. Türkiye'de krom Elazığ'ın (Guleman) Alacakaya İlçesinde 1935 yılında bulundu. 1936 yılında Şark Kromları İşletmesi kuruldu. 1977 yılında ferrokrom üretimine geçildi. İşletme daha sonra 1998 yılında Etikrom A.Ş olarak Eti Holding bünyesinde faaliyet göstermeye başladı.

Eti Holding A.Ş bünyesinde bugün 1 500 işçi ve memur çalışmaktadır, 1 500'ün üzerinde işçi de müteahhit firmalarda çalışmaktadır. Bugün, toplam 3 000 kişinin çalıştığı, yıllık kapasitesi 150 000 ton olan Etikrom, doğunun ve güneydoğunun en büyük tesisi durumundadır. 1999 yılında 150 000 ton cevher ihraç ederek, 60 000 000 dolar girdi sağlamıştır. Elazığ'a aylık 5 trilyon girdi sağlayan tesis, hem Elazığ hem de ülke ekonomisi için çok büyük katkı sağlıyor.

İşte, bu tesis, 17 Ekim 2000 tarihinde Özelleştirme İdaresine devredildi. O günden sonra üretim durdu, ocaklar söndü; tesis, hazır cevheri bile satamaz duruma geldi. Birbuçuk yıldır memurun maaşını, işçinin maaşını Özelleştirme İdaresi ödüyor; yani, tesis tamamen kapandı.

Peki, ne yapmak lazım?.. Yapılacak şey bellidir; hemen, özelleştirme kapsamından bu tesis çıkarılmalı, Eti Holdinge bu tesis iade edilmelidir. Bu tesis kârlı duruma getirilebilir; çünkü, 1 ton ferrokromun maliyeti, ortalama 450-500 dolar seviyelerindedir; kaldı ki, 1995'te satış fiyatı, 1 023 dolar olmuş, 579 dolara satılmış, 597 dolara satılmış ferrokrom. 1 ton ferrokromun ortalama satış fiyatı da, 600 dolar civarındadır. Maliyet 500, satış 600 dolayında. İstenirse eğer, bu maliyet düşürülebilir. Zaten, fabrikanın kurulduğu yıllardaki maliyet de 300 dolar civarındaydı. Dünyada 1 ton ferrokromun üretimi için harcanan elektrik 2 500 kilovat/saat iken, Türkiye'de, 4 800 kilovat/saat elektrik tüketilerek 1 ton krom elde ediliyor. Bugün, ton başına enerji maliyeti 230 dolar civarındadır. Dünyada ferrokrom üretimi yapan ülkeler 1 kilovat/saat elektriği 1 sente satın alırken, Türkiye, 4,80 sente elektrik kullanıyor. Dünya krom üreticileri, 1 ton krom için 40 dolar elektrik harcarken, bizde harcanan 230 dolardır. Bunun için, elektrik fiyatının düşürülmesi gerekir. Doğalgaz bir iki yıl sonra devreye girdiği takdirde, zaten, maliyette kendiliğinden bir düşme olacaktır. Bu fabrika, Elazığ ve Malatya'nın kullanabileceği toplam doğalgaz miktarı kadar doğalgaz kullanabilecek bir yapıya sahip. Hammadde, yani kromit de çok yüksek bir fiyatla mal ediliyor; 1 ton kromitin fabrikaya teslim maliyeti 60 dolar civarındadır. Halbuki, bu rakam, 20-25 dolara indirilebilir. Kaldı ki, 1995 yılında 19 dolara, 1984 yılında 16 dolara, 1997 yılında 29 dolara, 1999 yılında da 60 dolara mal edilmiş. Bütün bunları hesaba kattığımız takdirde ve bir de Türkiye'nin çeşitli yerlerinde kapatılan fabrikalardan artakalan işçiler buraya gönderilince, yani, 250'nin üzerinde de güvenlik görevlisi istihdamı söz konusu olunca, maliyetin yükselmesi doğaldır. Hal böyle iken, tesisi ısrarla kapatmaya çalışmanın bir anlamı yoktur diye düşünüyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Tunç, süreniz bitti, size eksüre veriyorum.
Buyurun efendim.

AHMET CEMİL TUNÇ (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Şimdi, fabrikayı özelleştirmeye vermişiz; ancak, ocakların ruhsatı verilmemiş. Böyle bir işlem yapılabilir mi?! Yani, fabrikayı kim alıp, ne yapacak?! Dolayısıyla, bundan maksat, herhalde, fabrikanın kapatılması ve buradaki kromitin de taş olarak dışarıya ucuz fiyatla satılmasıdır diye insanın aklına gelebiliyor. Kaldı ki, uygulamayı yapanlar, bu işlemi yapanlar bunu anladıkları içindir ki, takriben dört ay önce yazı yazarak, özelleştirme kapsamının dışına çıkarmak istediler; ancak, daha sonra bu karardan da vazgeçildi ve tekrar, özelleştirme kapsamına alındı.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; bu fabrikanın şu anda borcu falan da yoktur. 58 trilyon civarında borcu görünüyor; ancak, şu anda mamul madde olarak 45-50 trilyon civarında cevher duruyor, satılmamış; bu satıldığı takdirde, fabrikanın borcu kapatılabilir. Kaldı ki, 2000 yılında zarar 12 trilyon. Özelleştirme kapsamına alındıktan sonra bu rakam 30 trilyonun üzerine çıkmış. Nereden bakarsanız bakın, bu işlemin doğru olduğunu anlamak mümkün değil, kimseye anlatamazsınız. Çok samimî olarak söylüyorum, ben, yapılan bu işlemin ülkenin ekonomisi için doğru olduğuna inansam, vallahi, buraya çıkıp konuşmam; ama, bunun yanlış olduğunu, çok büyük bir yanlış olduğunu, bundan vazgeçilmesi gerektiğini düşündüğüm ve bildiğim için, yani, bu işi bilen herkesin kanaati bu olduğu için bunda ısrar ediyorum. Dolayısıyla, fabrikayı çok kısa bir zamanda, hemen, özelleştirmenin dışına çıkarmak, Eti Holdinge devretmek gerekir. Çünkü, Eti Holding, ocak ruhsatını da zaten iade etmeyecek; yani, Özelleştirme Kurumuna kesinlikle vermeyecek; ama, tahmin ediyorum, yeni bir özelleştirme yasası geliyor; bu özelleştirme yasasında ocak ruhsatları devrinin kolaylaştırılması öngörülüyor ve bu şekilde belki...

BAŞKAN - Sayın Tunç, lütfen efendim, son cümlenizi söyleyin.

AHMET CEMİL TUNÇ (Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkan.

Dolayısıyla, nereden bakarsanız bakın, bu kanunu çıkarsanız bile, bu işlemin, ülkenin ekonomisi için, yörenin ekonomisi için çok büyük bir vebal olduğunu, bundan dönülmesi gerektiğini vurguluyor, Sayın Bakanın burada bulunup, bununla ilgili bizi aydınlatması, Meclisi aydınlatması gerektiğini söylüyor, teşekkür ediyorum. (SP sıralarından alkışlar)

kaynak=T. B. M. M.TUTANAK DERGİSİ-CİLT : 89-74 üncü Birleşim-14 . 3 . 2002 Perşembe
DÖNEM : 21 YASAMA YILI : 4

Elazığ Milletvekili Ahmet Cemil Tunç ve 29 arkadaşının = 7/02/2002) tarihli, Elazığ'daki krom üretimi ve Ferrokrom İşletmesi ile ilgili sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/251


Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Elazığ'ın Güleman (Alacakaya) İlçesinde dünya krom rezervinin yüzde 6'sı bulunmaktadır. 1935 yılından beri işletilen, 1977 yılından sonra da ferrokrom üretimine başlatılan işletme, bugün üretimini durdurmuş, ocaklar sönmüş, kapanmayla yüz yüze gelmiştir.
Ocaklar hariç, 1 500 kişinin sadece işletmede çalıştığı, Türkiye'nin ve Elazığ'ın ekonomisine büyük katkılar sağladığı bilinen, kimya ve çelik sanayiinde kullanılan bu stratejik öneme sahip Ferrokrom İşletmesinin içine düşürüldüğü durumu tespit etmek, kurtarılması ve yeniden üretime başlayabilmesi için gerekli tedbirlerin alınması amacıyla, Anayasanın 98 inci ve İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılması için gereğini arz ederiz.
1. Ahmet Cemil Tunç (Elazığ)
2. Latif Öztek (Elazığ)
3. Musa Demirci (Sıvas)
4. Mehmet Zeki Okudan (Antalya)
5. Ali Oğuz (İstanbul)
6. Yaşar Canbay (Malatya)
7. Ömer Vehbi Hatipoğlu (Diyarbakır)
8. M.Zeki Çelik (Ankara)
9. Nezir Aydın (Sakarya)
10. Yakup Budak (Adana)
11. Ahmet Karavar (Şanlıurfa )
12. Alaattin Sever Aydın (Batman)
13. Lütfi Yalman (Konya)
14. Mustafa Niyazi Yanmaz (Şanlıurfa)
15. Fahrettin Kukaracı (Erzurum)
16. Temel Karamollaoğlu (Sıvas)
17. Ahmet Derin (Kütahya)
18. Lütfü Doğan (Gümüşhane)
19. Sacit Günbey (Diyarbakır)
20. Mustafa Geçer (Hatay)
21. Suat Pamukçu (Bayburt)
22. Süleyman Arif Emre (İstanbul)
23. Rıza Ulucak (Ankara)
24. Mustafa Kamalak (Kahramanmaraş)
25. Mehmet Batuk (Kocaeli)
26. Şeref Malkoç (Trabzon)
27. Ahmet Sünnetçioğlu (Bursa)
28. Hüseyin Karagöz (Çankırı)
29. Teoman Rıza Güneri (Konya)
30. Turhan Alçelik (Giresun)

Gerekçe :

Dünya krom rezervi 3,3 milyar tondur. Bunun 2,4 milyar tonu Güney Afrika Cumhuriyetindedir. Türkiye'nin dünya krom üretimindeki payı yüzde 6 civarındadır.Dünya krom üretiminin yüzde 78'i üretildiği ülkelerde tüketilmekte, ancak yüzde 22'lik kısmı dünya krom piyasalarında satılmaktadır. Krom, çelik üretiminde, kimya, refrakter ve döküm sanayilerinde kullanılan, ekonomik değeri yüksek stratejik bir maddedir.


Bu ekonomik ve stratejik önemi itibariyle krom üretiminin ve işletilmesinin araştırılması, ferrokromun özelleştirilmesi durumunda Türkiye'nin ve sektörün karşılaşacağı sorunların araştırılması gerekliliği ortadadır.
Ferrokromun üretiminin yüzde 90'ı paslanmaz çelik üretiminde kullanılmaktadır. Ayrıca, düşük karbonlu, yüksek karbonlu ve "charge" krom olmak üzere üç kalitede üretilmektedir.


Kimya sanayiinde ve çelik sanayiinde kullanılan ferrokrom üretimi ile defa Türkiye'de 1935 yılında Elazığ-Güleman (Alacakaya) İlçesinde bulunan kromit cevher yatağının işletilmesinin 1936 yılında Etibanka verilmesiyle başlar.
1977 yılında da ferrokrom üretimine geçilmiştir. 1984 yılından itibaren de Şark Kromlari İşletmesi ile Ferrokrom İşletmesi, Etibank Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu kararıyla "Etibank Şark Kromları ve Ferrokrom İşletmesi Müessesesi" adıyla birleştirilmiştir.
1998 yılında 98/10552 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla Şarkkromları Ferrokrom İşletmesi Müessesesi Eti Krom A.Ş. adıyla bağlı ortaklığa dönüştürülmüştür.
2000 yılına kadar işletme faaliyetine, bağlı kuruluş olarak devam eden ferrokrom, Türkiye'nin ekonomik ve sosyal hayatına büyük katkılarda bulunmuştur. Belki her yıl somut kâr ifade eden rakamlara ulaşamamıştır. Ancak, ürettiği büyük ekonomik ve sosyal faydalar yanında 1-2 trilyonluk işletme zararı fazla bir şey ifade etmemelidir. Ferrokrom İşletmesi, modern işletmecilik anlayışı ve uygulamalarıyla yönetildiği takdirde kâr eden bir kuruluş olduğunu da göstermiştir. 1995 yılında l trilyon 820 milyar, 1996 yılında 1 trilyon 640 milyar zarar eden işletme; 1997 yılında 2 trilyon 511 milyar kâr etmiştir. 1998 yılında tekrar 1 trilyon 880 milyar, 1999 yılında ise 5 trilyon 750 milyar TL. zarar etmiştir. İşte bunun sebeplerinin araştırılması gerekir.
Zarar ediyor, öyleyse özelleştirelim anlayışı yanlıştır. Zarar etmemesi için ne yapmak lazım, bunun araştırılması gerekir. İhtiyaç duyulursa yeni yatırım yapmak lazım. Gerekirse daha ucuz elektrik kullandırılmalı, rekabet edecek hale gelebilmesi için her türlü tedbir alınmalıdır.
Kaldı ki, özelleştirme kapsamına alındıktan sonra üretilen cevher satılamamıştır. 100 000 tonun üzerinde stokta cevher bekliyor. Ortalama fiyat 500 dolar civarındadır. İki yıldır cevheri satamadığı için işletme çalışmamış, üretim tamamen durmuş, ocaklar sönmüştür.


1 500'ün üzerindeki işçi ve memuruna maaş ödeyemez hale gelmiştir.
Kaldı ki, sadece İşletme Özelleştirme İdaresine devredilmiş, maden ocaklarıyla ilgili hiçbir işlem yapılmamıştır.
Ocaklar olmadan işletmenin hiçbir şey ifade etmediği de ortadadır.


Dolayısıyla, 18.10.2000 tarihinde Bakanlar Kurulu kararıyla Ferrokrom İşletmesi Özelleştirme İdaresine devredilirken, detaylı bir çalışmanın yapılmadığı, İşletmenin Özelleştirme İdaresine devredilmesiyle nelerle karşılaşılacağının hesabının dahi yapılamadığı, iki yıldır çalışmayan işçisine, memuruna maaş ödeyemeyen, stoktaki 100 000 tonun üzerindeki cevherini satamayan, borç altına sokulan işletmenin tedbir alınmazsa kapanacağı, Türkiye'nin ve yörenin büyük bir ekonomik kayba uğrayacağı ortadadır.


Kaldı ki, madenler sanayimizin ana girdisini oluşturur. Endüstriyel hammadde kaynakları olmadan sanayileşmek mümkün değildir. Dünya sanayiinin ihtiyaç duyduğu madenler, Yüce Allah'ın bize bahşettiği, lütfettiği varlıklarımızdır, zenginliklerimizdir. Bu zenginliklerimizin üzerinde oynanan oyunları bozmamız gerekir, bu varlıklarımızı insanlarımızın refah düzeyini ve zenginliklerini artıracak şekilde kullanmamız ve yönetmemiz gerekir.


Kaldı ki, OHAL Bölgesindeki KİT'lerin özelleştirilmemesi yönündeki genel politika, bütün hükümetlerin programlarında genel bir yaklaşımı ifade ettiği gibi, KİT Komisyonunun bu yöndeki temennileri ortadadır.

Kaynak=T. B. M. M. TUTANAK DERGİSİ- 62 nci Birleşim7 . 2 . 2002 Perşember12;
DÖNEM : 21 CİLT: 85 YASAMA YILI : 4


ANAP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Akarcalı, Eti Holding'e ait Elazığ Ferrokrom İşletmesi'nin kapatılmayacağını söyledi.

Akarcalı, düzenlediği basın toplantısında, Elazığ Ferrokrom İşletmesi'nde incelemelerde bulunarak işçi ve yöneticilerle görüştüğünü belirtti. Tesiste çıkarılan madenin satılmadığını ifade eden Akarcalı, şöyle dedi:


''Eti Holding Ferrokrom, sanki bu ülkenin tesisi değilmiş gibi çıkarılan madeni satmıyor. Ankara'ya döndüğümde bunların hesabını soracağım. Elazığ Ferrokrom İşletmesi kapatılmayacak. Özelleştirmeden sorumlu Bakanımız Yılmaz Karakoyunlu, Perşembe günü Elazığ'a gelecek ve maaşlarla ilgili problemleri de çözümlemiş olacak. Bakanla birlikte BOTAŞ, TEDAŞ, DSİ ve TEAŞ genel müdürleri de gelecektir.''


Akarcalı bir soru üzerine, ekonomide yaşanan sıkıntının gelecek aylar içinde azalacağını belirterek, asgari ücrete yapılan yüzde 5'lik zamla ilgili olarak, ''Artık vatandaşla bu kadar alay etmeyin. Ya doğru dürüst zam yapın ya da hiç yapmayın'' dedi.

kaynak=haberanadolu-tarih=03.07.2001


FERROKOROM
 

Türkiye.nin ve dünyanın sayılı krom cevherine sahip olan ve ülke ekonomisinde önemli bir yer tutan Elazığ Ferro Krom (Eti Krom) İşletmesi,nde üretimin durdurulmasına bölge halkı tepkili. 1600,ü kadrolu, diğerleri taşeron olmak üzere yaklaşık 3000 işçinin çalıştığı, en aşağı 20 bin kişinin geçim kaynağı durumundaki fabrikada yılda 100 bin ton ferro krom üretimi yapılıyordu. 50 milyon dolarlık bir kapasiteye sahip olan ve bir süre önce Park Holding,in sahibi Turgay Ciner,in talip olduğu söylenen özelleştirme kapsamındaki bu kuruluşun kaderinin, bugüne kadar gerçekleştirilen özelleştirme örneklerinden farklı olmayacağı giderek daha çok açığa çıkıyor.

Kurulduğu 1977 yılından bugüne kadar hiçbir zaman üretimi durmayan ve personeline toplu izin verilmeyen Ferro Krom Tesisleri,nde 1 Temmuz,dan itibaren ,bakım-onarım,,bahanesiyle üretim durduruldu ve personel toplu olarak izne çıkarıldı. Ancak dünyanın hiçbir yerinde bu tür tesislerin bütün üniteleri birden durdurularak bakım ve onarıma alınmıyor. Üretimin durdurulmasının asıl gerekçesinin fabrikanın Özelleştirme İdaresi (Öİ),ne devrinden sonra kurumun mali durumunun bozulması, mevcut stoklara rağmen ürünün pazarlanmasının özellikle engelleniyor olması ve böylece piyasaya, devlete ve işçilere olan borçlarını ödeyemez duruma getirilmesinin yattığı belirtiliyor. Bu durumun da özelleştirme kıskacındaki kuruluşun rant çevrelerine peşkeşini kolaylaştırdığı ifade ediliyor.

Pazarla(ma)ma oyunu

1998 yılına kadar Etibank Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren, 1997,de 2 trilyon 500 milyar, 1998,de ise 1 trilyon 700 milyar lira kâr ederek bölgede ,en kârlı kuruluş,,ödülleri almış olan Elazığ Ferro Krom Tesisleri, Özelleştirme İdaresi,ne devredildikten sonra 2000 yılında bir anda 12 trilyon lira zarar eden,,bir işletme haline getirildi.
Üretilen ürünlerin pazarlanması, kurum Etibank Genel Müdürlüğü,ne bağlı iken Pazarlama Satış Dairesi,nce, Eti Holding bünyesinde faaliyet gösterirken Eti Pazarlama AŞ tarafından yapılıyordu. Öİ,ye devredildikten sonra Eti Krom,un üretmiş olduğu ferro krom ürünü pazarlanamadı. İşletmenin zarar eder,,duruma getirilmesinde büyük rol oynadığı belirtilen bu pazarla(ma)ma,,oyunu konusunda yapılan tespitler şöyle sıralanıyor:
Eti Holding bünyesinde kurulan ve asli görevi Eti Holding,e bağlı şirketlerin üretmiş olduğu ürünlerin pazarlanması olan Eti Pazarlama AŞ,nin, ferro krom ürününü pazarlamak için yüksek oranda komisyon istediği öne sürülüyor.
Özelleştirme İdaresi, Eti Krom tesislerinin sağlıklı bir şekilde faaliyetine devam etmesi için gerekli olan ferro krom ürününün satılması konusunda şirket idarecilerine gerekli referansları vermedi.
Ferro krom ürününü kendi içinden bir komisyonun çabalarıyla pazarlamak durumuyla baş başa bırakılan Eti Krom AŞ, desteklenmek bir yana çeşitli engellerle karşılaştı. Şirket tarafından ürün-satış bağlantısı yapılmak üzereyken, Eti Holding bünyesinde bulunan ve büyük ölçekli bağlantıları yapan yabancı ortaklı Eti Mine,nin, daha önceki yıllarda Eti Krom tesislerinden alınmış olan ferro krom ürününü Amerikan piyasasına 20 dolar daha ucuza satarak Eti Krom AŞ,nin satış bağlantısını engellediği de geniş kabul gören oldukça yaygın bir iddia.

Bakım,bahane, amaç fiyat kırmak!

Elazığ Eti Krom,un şu anki stoklarında en az 60 milyon dolarlık 130 bin ton ürün bulunduğu halde işçilere maaş veremez duruma getirilmesi, özelleştirme kapsamındaki hemen bütün işletmelerde izlenen en düşük değerden birilerine peşkeş çekmek,,oyununun burada da oynanmakta olduğunun kanıtları olarak gösteriliyor. Ayrıca, bakım bahanesiyle bütün ünitelerin birden durdurulmasıyla, teknik ve fiziki olarak büyük tahribatlara uğrayacak olan tesislerin peşkeş,teki fiyatının böylece iyice düşeceği belirtiliyor. Nitekim bir bakım teknisyeni, Bütün fırınların hep birlikte üretim dışı kalması, hepsini kullanılamaz duruma getirecektir. Tesisi temelli kapatmanın zeminini hazırlıyorlar,,,şeklinde konuşuyor. Bir başka işçi ise, Şu ana kadar bu fabrikada böyle toplu bir şekilde izne ayrılma hiç olmadı. Bakım olduğu zaman da koordineli oldu. Bunların amacı bakım makım değil, diyor. Tesislerin kapanmasıyla birlikte işsiz kalacak 3000 işçi ve 20 bin kişilik sosyal ve ekonomik ,etkinlik alanı,nın mağduriyetinin ise diğer özelleştirmelerde görüldüğü gibi, hiç düşünülmediği ve hesaba katılmadığı bir kez daha ortaya çıkıyor.

kaynak=evrensel.net -Bülent Bozkurt - Deniz Akgün-ferrokrom dosyası -1


Bir ülke nasıl çökertilir?

Strateji derken çoğunlukla askeri ve güvenlik konuları anlaşılır. Ekonomi göz ardı edilir. Halbuki, ekonomi çökertildiğinde ne askeri ne de diğer yapıların gücünden söz etmek mümkün değildir.

Ekonominin çökertilmesiyle, üretme ve üretime katılma kültürü de yok edilir. Toplum asalaklaştırılır. Siyasal ve toplumsal bütünlük zaman içinde parçalanır. Öyle bir zaman gelir ki, işgalci güçler alkışlarla karşılanır.

Türkiye böyle bir noktaya doğru hızla gidiyor. Bu gidişin birçok somut örneği var. Bunlardan birisi ülkemizin ilk ferrokrom tesisi olan Elazığ'daki Eti Krom.

Ferrokrom tesisinin kuruluş macerası

160 milyon tonluk krom rezervine sahibiz. 1936'da krom üretimi başlamış. 1972 yılında kromu işleyecek sanayi tesisinin kurulmasına karar verilmiş.

Türkiye'nin sanayileşmesini istemeyen Almanlar tesisin kurulmasına gerek olmadığını ileri sürüp hammadde olarak krom cevherini alma garantisi vermişler. Buna rağmen 1972'de Japonya'dan teknoloji alınarak ferrokrom tesisi kurulmuş ve 1977'de üretime başlanmış.

Ferrokrom üretim kapasitesini artırmak ve ikinci tesisinin kurulması için 1977 yılında Norveç ve Finlandiya firmaları ve bunların Türkiye temsilcileriyle anlaşmaya varılmış. Bu iki şirketin kurduğu tesis 1989 yılında bitmiş. Ancak geçen 12 yıllık süre içinde teknoloji eskimiş. Öte yandan bu şirketlerle yapılan sözleşmede, kurulan tesisin çalışır halde teslimi öngörülmediği için çalışmayan tesis teslim alınmış! O tarihte yaklaşık 130 milyon dolara mal olan ikinci ferrokrom tesisi kullanılamamış ve çürüyor.

Üretilen ferrokrom uzun süre dünya piyasalarına aracı firmalar tarafından satılmış. Daha sonra Eti Holding yönetimi aracı firmaları devreden çıkarma kararı almış. Bu karardan kısa bir süre sonra ilginç bir şekilde ferrokrom tesisi özelleştirme kapsamına alınmış!

Ferrokrom üretim maliyetinde enerjinin payı yüzde 40. Diğer ülkelerde enerji 2.5 cent/kwh iken Türkiye'de bu 5.5 cent/kwh. Bir tonun maliyeti 550-650 dolara çıkmış. Maliyet artınca da diğer firmalarla rekabet edilememiş.

Eti Krom'a iki ay önce Harita Mühendisi Genel Müdür atanmış!

Ferrokrom üretiminin çöküşü

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde sanayinin önemini hepimiz biliyoruz. Şimdi tesiste yaklaşık 500 kişi çalışıyor. Tesis tam kapasite çalıştığında bu sayı 1.500'ü buluyor. Bu sayıları yaklaşık 10 kişi ile çarpmak gerekiyor. Bu kadar insan buradan ekmek yiyiyor.

Ülkemizde krom cevheri 50-60 dolar/ton, ferrokrom ise 350-400 dolar/ton fiyatla ihraç edilmektedir. Paslanmaz çelik ise 3.000 -

5.000 dolar/ton fiyatla ithal edilmektedir. Ülkemizin yıllık asgari paslanmaz çelik tüketimi yaklaşık 100. 000 tonun üzerindedir. Bu nedenle her yıl 400-500 milyon dolar yurtdışına döviz ödemekteyiz.

Ferrokrom paslanmaz çelik üretiminde, döküm sanayiinde, otomobil sanayiinde, mermi, denizaltı, gemi, uçak ve silahla ilgili destek sistemlerinde, yüksek ısıya dayanıklı malzemelerin kullanıldığı askeri amaçlı jet motorlarının yapımında kullanılmaktadır.

Diyelim, tesis özelleştirildi ve alan firma üretim yapmak yerine kromu hammadde olarak satmayı tercih etti. Bunun toplumsal, ekonomik, siyasal ve askeri sonuçları ne olacak düşünen var mı?


kaynak =akşam gazetesi yayınları-Yavuz Gökalp Yıldız- 

Yazan: H. Hüseyin ARMAĞAN





Araştırma Kategorileri
Twitter - @bizmadenliyiz
Son Eklenen Fotoğraf
Ziyaretçi İstatistiği

Aktif  Online Ziyaretçi : 11

Toplam Ziyaretçi Sayısı : 3265845

İlk Yayın Tarihi :   06.12.2006