Ana Sayfa
Maden Gerçeği
 Maden Gerçeği...


...Maden Dağları'ndaki Bakır cevherinin Karacadağ lavları etkisinde erimesiyle başlayan maden devrinden itibaren Erganimadeni hinterlandı da haliyle bir cazibe merkezi haline gelmiştir.

Maden, Ergani, Piran ve Palu'dan oluşan bu kadim merkez, tarih boyunca devamlı istilalara maruz kaldığı gibi, dünyada tarihe mal olmuş tüm devletlerin de sınırları içerisinde kalmış tek toprak parçasıdır.

Ayrıca bu haliyle de uygarlık tarihinin ''Doğu-Batı'' şeklinde tefrik edilmesine neden olmuş, çelik çağında ise sahip olduğu Bakır ve Krom varlığıyla da yine yakın tarihin en önemli maden ve enerji merkezi haline gelmiştir.

Gerek Bereketli Hilal tarifi ve gerekse Çayönü (Hilar) kazılarında Karbon-14 ile M. Ö. 7250-6750 olarak tarihlenen Bakır'a ait bulgular, Maden Gerçeği'ne ait bilimsel verilerdir.

Yaklaşık 7000 yıl devam eden cazibe merkezi özelliğiyle uygarlıklara kılavuzluk yapan Erganimadeni hinterlandı, halen dahi sahip olduğu maden varlığı ve su zenginliği ile jeopolitik ve stratejik önemini korumaktadır...

[...Keban-Ergani ve Tevfik madenlerinden elde edilen Altın ve Gümüş, doğrudan İstanbul'a merkeze gönderilmekteydi. Yani buralarda üretilen Altın ve Gümüş'ün bizzat mahallinde piyasaya sürülmesi veya yine mahallinde sikke kesilerek piyasaya verilmesi söz konusu değildi... Bakır da, Altın ve Gümüş kadar Osmanlı Devleti ve toplumu için büyük öneme sahip bir madendi. Çünkü sivil alanda mevcut çok geniş bir kullanım alanının yanında, daha öncede belirtildiği üzere Bakır, umur-ı cihanda elzem bir madde idi. Yani askeri açıdan da büyük bir önem arz ediyordu. Onun bu özelliği bazı silah, alet ve edevatın yapımında kullanılmasından kaynaklanıyordu. Bakır'ın askeri açıdan kullanıldığı yerleri daha açık bir şekilde şöylece belirtebiliriz: Birinci olarak Bakır, İstanbul'daki Tersane-i amire'de ve humbarahanede kullanılmaktaydı. İkinci olarak da donanma kalyonlarının gövdelerinin kaplanması işlemindeki levhaların yapımında kullanılıyordu ki, bu maksatlara yönelik olarak Maden-i Hümâyûn eminlerine zaman zaman emirler gönderilerek söz konusu yerlerde bol miktarda Bakır'a ihtiyaç duyulduğu belirtilirdi. Dolayısıyla da bu eminlerden bol miktarda ham Bakır üretmeleri istenirdi... Erganimadeni'nde ham hale getirildikten sonra Tokat'ta işlenerek İstanbul'a ulaştırılan Bakır ilk olarak Darphaneye teslim edilir ve oradan gerekli yerlere tahsisatlar yapılırdı. Diğer yandan Kiğı'da bulunan ''yuvarlak kârhânesi''nde ihtiyaç duyulan Bakır da Erganimadeni'nden temin edilirdi: Yani Ergani Bakır'ı Kiğı'da top dökümünde de kullanılmaktaydı. Ergani Bakır'ının askeri maksada yönelik olarak kullanıldığı yerlere, yine tophanenin ve diğer askeri birimlerin değişik alet edevat ve silahlarının yapımını da ekleyebiliriz.

Osmanlı toplumunda Bakır'ın çok geniş bir kullanım alanı vardı. Böyle olunca devletten Bakır konusunda arz ile talebi dengelemesi meselesi gündeme geliyordu. Çünkü Bakır'ı devamlı olarak askeri ihtiyaçların karşılanmasına tahsis etmek, toplumda huzursuzluklara sebep oluyordu. Mesela böyle bir durumdan dolayı 1798 yılında Tokat'ta bulunan Bakır tüccarının kalhaneye saldırdığı ve bu tesiste mevcut Bakır'ları çaldığı bilinmektedir. Bu örnek de açıkça gösteriyordu ki, devletin Bakır konusunda arz talep dengesini iyi kurması gerekiyordu. Bu cümleden olarak devletin Ergani Bakır'ının tüketimi konusunda da politikalar belirlediği görülmektedir. Yani bu konuda verilen kararlarda kimi zaman gerek Ergani'de ham olarak, gerekse Tokat'ta işlenmiş olarak piyasaya Bakır sürülmesinin yasaklanmış olduğu, kimi zaman da belirli miktarlarda olmak üzere piyasaya Bakır satışının serbest bırakıldığı görülmektedir. Mesela H. 1208 (M. 1793-94) yılına kadar Ergani'de üretilen Bakır hums-ı mirîsi dışında tamamıyla satın alınır ve Tokat kalhanesine taşınırdı. Burada işlenen bakırın ise -tabii ki burada satın alınan kısmın- 1/3'ü devlet ihtiyacına, 2/3'ü ise piyasaya tahsis edilirdi. Ancak hemen belirtelim ki, bu genel kuraldı. 1809 yılına gelindiğinde ise doğan ihtiyaçlar üzerine piyasaya Bakır sürümünün ülke genelinde yasaklanmış olduğunu görüyoruz. Fakat aynı sıralarda Erganimadeni'nde piyasaya ham bakır satışına yeniden izin verilmiştir... Mesela H. 1245 (M. 1829-30) yıllarında Ergani'den piyasaya Bakır satışı yeniden yasaklanırken, 1846 yılına gelindiğinde bu yasağın kaldırılmış olduğu dikkati çekmektedir. İşaret edilen bu politikaların belirlenmesinde İstanbul'daki ihtiyaçlar etkili olmuştur...] Kaynak: Fahrettin Tızlak, Osmanlı Döneminde Keban-Ergani Yöresinde Madencilik 1775-1850, Türk Tarih Kurumu Yayını -1997, s.161-162
 
Devlet demiryolları hat inşa programlarında Maden'deki Bakır'a ulaşmak amacıyla Bakıryolu olarak adlandırılan demiryolu hattının tam da Maden Havuzlu Bahçe mevkiine ulaştığı sırada İktisat Vekaleti tarafından TBMM'ye sunulan teklifle aynı gün bir üçlü teşekkül oluşturulur:

1- 14 Haziran 1935 Tarih ve 2804 Sayılı Kanunla Maden Tetkik Arama Enstitüsü... (Madde 1 - Hükmi şahsiyeti haiz olmak ve bütün muamelelerinde bu kanun ile hukuku hususiye ahkamına tabi bulunmak üzere Ankara'da bir M.T.A. Enstitüsü, (Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü) kurulmuştur. M.T.A. Enstitüsü ticari usullere göre idare olunur. Bu enstitünün bütün sarfiyat ve muamelatı, muhasebei umumiye, artırma, eksiltme ve ihale kanunlarına ve Divanı Muhasebatın (Sayıştay'ın) vize ve murakabesine (denetimine) tabi değildir...)

2- 14 Haziran 1935 Tarih ve 2805 Sayılı Kanunla Etibank... (Madde 1 - Hükmi şahsiyeti haiz olmak ve bu kanun ile hukuku hususiye ahkamına tabi bulunmak üzere Ankara'da ''Etibank'' kurulmuştur. Bu banka İktisad Vekaleti'nin müsaadesile başka yerlerde şubeler açabilir. ''Etibank'', ticari usullere göre idare olunur ve muhasebei umumiye, artırma, eksiltme ve ihale kanunlarına ve Divanı Muhasebatın (Sayıştay'ın) vize ve murakabesine (denetimine) tabi değildir...)

3- 14 Haziran 1935 Tarih ve 2819 Sayılı Kanunla Elektrik İşleri Etüt İdaresi... (Madde 1 - Hükmi şahsiyeti haiz olmak ve bütün muamelelerinde bu kanun ile hukuku hususiye ahkamına tabi bulunmak üzere Ankara'da bir E. İ. E. İdaresi (Elektrik İşleri Etüt İdaresi) kurulmuştur. E. İ. E. İdaresi ticari usullere göre idare olunur. Bu idarenin bütün sarfiyat ve muamelatı muhasebei umumiye, artırma, eksiltme ve ihale kanunlarına ve Divanı Muhasebatın (Sayıştay'ın) vize ve murakabesine (denetimine) tabi değildir...)

Yönetimi ve denetimi İktisat Vekaleti'ne bağlı olarak Maden Gerçeği'nde aynı gün kurulan bu üçlü teşekkülün yıllar boyunca asıl dayanağı ve ana finans kaynağı ise tabii ki Maden Ergani Bakır İşletmesi ile Maden Şark Kromları İşletmesi idi...
(Not: Etüt sorumluluğu olan Elektrik İşleri Etüt İdaresi'nin internet sitesinde kuruluş tarihi şaka gibi 24 Haziran 1935 olarak verilmektedir; bakınız: www.eie.gov.tr Bu yanlıştır! 24 Haziran 1935 tarihi EİEİ'nin kuruluş tarihi değil, Resmi Gazete'deki yayım tarihidir. Doğrusu için bakınız: www.mevzuat.adelet.gov.tr)
 


Kaynak: http://www.eie.go.../ozet.html
Erişim Tarihi: 19.06.2009
 
Not: Bu yazı dizisi ilk defa 10.05-19.06.2009 tarihleri arasında sn. Lütfi ERGENE tarafından yayına alınmıştır.




Araştırma Kategorileri
Twitter - @bizmadenliyiz
Son Eklenen Fotoğraf
Ziyaretçi İstatistiği

Aktif  Online Ziyaretçi : 10

Toplam Ziyaretçi Sayısı : 3250340

İlk Yayın Tarihi :   06.12.2006