Ana Sayfa
Tarihteki İlk Müşteri Hizmetleri Şikayeti

"Tanrı dünyayı yarattığnda bu dağlar gene böyle çıplak, sarp, geçitvermezdi, bu dağlar her gün ağladılar Tanrıya yalvardılar sitem ettiler 'neden bizi böyle dik ve çıplak yarattın, ne uçan bir kuş ne bir karınca var bizimde tepelerimizde kuşlar eteklerimizde çocuklar olsun' diye aglayıp yalvardılar o gün bu gündür biz buralardayız..."

... insanlık tarihine medeniyeti yeşerten birçok hadisenin beşiğidir kadim Maden şehri.. Çıplak(!) dağlarında gizli hazineleri olan bu kadim diyar, insan ilişkilerinden, ticarete, tasarımdan, sanata kadar birçok olgunun anlam kazanmasına zemin hazırlamıştır.

Londra'daki British Museum'da hinterlandımızdan çalınan eserler arasında bulunan kil bir tablette (MÖ 1750) çivi yazısıyla bir müşteri şikayeti bulunmaktadır. Tablet, kadim hinterlandın, Fırat Nehri kenarındaki Ur şehrinde bulunmuştur.

Müzenin tanımında belirtildiğine göre, tabletteki şikayet bakır teslimatında yaşanan sorunlarla ilgili. Müşteri Nanni’nin, satıcı Ea-nasir’e ısmarladığı bakır cevheri, gecikmeli ve hasarlı olarak, ve beklediğinden daha düşük kalitede bir bakır cevheri gönderilmesiyle sonuçlanmış. Nanni bu olaylar sonucunda oldukça sinirlenmişe benziyor.



Aşağıdaki tercüme, Letters from Mesopotamia (Mezopotamya’dan Mektuplar) kitabında, Asurolog A. Leo Oppenheim tarafından yapılmış:

Ea-nasir’e söyleyin: Nanni müteakip mesajı gönderiyor

Geldiğinde, bana şöyle dedin: “Ben Gimil-Sin’e (o geldiğinde) kaliteli bakkır külçeler vereceğim.” Sonra sen gittin ama bana söz verdiğin şeyi yapmadın. Ulağımın (Sit-Sin) önüne iyi olmayan külçeler koydun ve “Almak istiyorsan bunları al; almak istemiyorsan git buradan!” dedin.

Sen beni ne sanıyorsun da, benim gibi birini bu kadar hor görüyorsun? Ulaklar olarak, içinde benim param bulunan (sana emanet edilmiş) keseyi geri almaları için, bizim gibi nazik beyler gönderdim, ama sen onları bana birkaç kez elleri boş, hem de düşman toprağı içinden geri göndererek beni hor gördün. Telmun’la ticaret yapan tüccarlar arasında bana böyle davranan kimse var mı? Sadece sen ulağımı hor gördün! Sana borcum (?) olan o (önemsiz) 1 mina’lık [mina= ağırlık birimi] gümüş yüzünden, hem de Samas tapınağında saklanan mühürlü tablette yazdığımız miktarın dışında, ben senin adına saraya 1,080 pound bakır vermişken ve umi-abum da aynı şekilde 1,080 pound bakır vermişken , sen böyle konuşmakta bir mahsur görmüyorsun.

Verdiğimiz o bakır karşılığında bana nasıl davrandın? Düşman toprağında benim para kesemi benden alıkoydun; artık (benim paramın) tüm meblağını bana iade etmek sana kaldı.

Şunu anla ki (bundan sonra) senden kaliteli olmayan hiç bir bakırı kabul etmeyeceğim. Ben (bundan sonra) külçeleri, kendi avlumda/şantiyemde tek tek kendim seçerek alcağım, ve sana karşı reddetme hakkımı kullanacağım çünkü beni böyle hor gördün.




Kaynak: http://arkeofili.com/?p=2389





Araştırma Kategorileri
Twitter - @bizmadenliyiz
Son Eklenen Fotoğraf
Ziyaretçi İstatistiği

Aktif  Online Ziyaretçi : 10

Toplam Ziyaretçi Sayısı : 3253339

İlk Yayın Tarihi :   06.12.2006