Ana Sayfa
Maden Gerçeği'nde Pavyonlu Yıllar...
 


13 Haziran 1966 tarihli Milliyet Gazetesi

KEBAN’IN TEMELİ ATILDI

Üç milyar 100 milyon liraya çıkacak olan dünyanın 13 üncü büyük barajı Keban’ın ana gövde inşaatı dün törenle başlamıştır...
Keban Barajı’nın inşasından sonra bu bölgenin Ruhr ve Niagara havzası gibi kalkınacağını söyleyen Demirel... Keban Barajı ile Türkiye’nin yeni bir merhaleye girdiğini söylemiş, "Bugüne kadar Keban Barajı gibi büyük bir yatırım yapılmamıştır. Keban gibi büyük hizmet yatırımlara devam edileceğiz, Türkiye’ye artık büyük ve güzel bir elbise giydirmeliyiz. " demiştir.
Demirel törenden sonra, Sunay ile birlikte Orduevindeki yemekte bulunmuş, akşamüstü belediye binası balkonuna çıkarak halka yatırımlar hakkında bilgi vermiştir. Başbakanı saatlerce bekleyen kalabalıktan bazıları Krom ve Bakır tesisleri istediklerini bildirmişler, Demirel, balkondan kendisine seslenen bir vatandaşa cevap verip "senin aklından geçen şeylerden daha büyük işler olacak tamam mı" demiştir. Bunun üzerine halk "Allah’ın izniyle Allah’ın izniyle" diye bağırmıştır. Demirel, daha sonra bölgedeki 19 Valinin iştirakiyle bir toplantı yapmıştır...

 


6 Aralık 1986 tarihli Hürriyet Gazetesi

Barajla gelen milyonlar, kumar masalarında, barlarda, pavyonlarda eridi gitti...

“Barajzade”likten “Barajzede”liğe...

Sekiz köşeli şapkasının altındaki esmer yüzü, gururla kasılmıştı... Beyaz atı, elindeki gümüş işlemeli dizginleri çekerek durdurup, "ağır kumaş"tan yapılmış kurşuni şalvarını dalgalandırarak, çalımla aşağı indi. Özel yaptırılmış sivri burun, yumurta topuk rugan ayakkabısı, belindeki çifte sarım kahverengi kuşağa uymasa da, önünde durduğu pavyonun neonları gibi pırıl pırıldı...
Pavyondan fırlayan patron eğilip doğrularak, "Safalar getirdiniz beğim" derken, hemen yanındaki şef, papyonlu siyah giysileri içinde, dizginleri alıp atı uzaklaştırıyordu. Pavyonun salonuna inen merdivenlerin iki tarafına dizilmiş çalgıcılar, "çayda çırayı" çalarak, "Barajcı"yı karşılıyorlardı... "Barajcı"nın kuşağına soktuğu elinden mor binlikler saçılıyordu... Bu binliklerden yapılan rulo, klarnetin ağzına sokulurken, müziğin aksayan ritmine konsomatris hanımların yapay, şuh kahkahaları karışıyordu...
O akşam "Barajcı" pavyonu kendisi için kapatmıştı...
Geneleviyle ünlü Doğu illerinden birinde, gecenin ilerleyen saatleridir. Söz konusu yere gelen genci, yaşlısı, sarhoşu, kapıdan geri çevrilmektedir... Kapının önünde görevli bekçi, yine kapının önünde duran taksileri ve özel beş-altı arabayı göstererek, "Barajcılar gelip bu akşam genelevi kendileri için kapattı. Kusura bakmayın beyler, yarın buyurun" demekten yorulmuştur artık. Genelevin içinden müzik sesleri yükselirken, dışarıda "ahmak ıslatan" yağmur çiselemektedir...
Altı nüfustu... Baraj kendisine iyi para veriyordu. Yarım milyon lira 1969’da büyük paraydı... Duyduğunda gözleri faltaşı gibi açılmıştı... Günlerce uyuyamamıştı heyecandan... Herkesten saklamıştı parasının miktarını... Bankaya gittiğinde parasını küçük bir torbanın içine koyarak vermişlerdi. Bankaya yatırmamış, geceleri de çoğu kez para dolu küçük torbasıyla yatmıştı... Alacağı parayı duyduğunda önce faltaşı gibi açılan gözleri ve yorulan beyni bir müddet sonra bu heyecana dayanamaz olmuştu...
"Barajcı", şimdi kör ve akli dengesi pek yerinde değil...
Bu insanlar "Baraj insanı"ydı... Dönemin parmakla gösterilen, adları kulaklara fısıldanan insanlarıydı... Yaptıkları bire beş katılıp aktarılıyordu... O dönemin efsane insanlarıydı bunlar. Keban Barajı’ndan 60’lı yılların sonuna doğru, en az yarımşar milyon almışlardı... Devlet su gibi istimlak parası dağıtmıştı...
İsminin yazılmasını istemiyor S.A.. Yetmişli yılların başında 700 bin lira para almış ve kendi deyimiyle liseye kadar mürekkep yalamış olan S.A., yine gözlerini suya dikerek anlatıyor:
"Paramın yarısı çoluk çocuğumun istikbaline gitti. Feda olsun. Geri kalanının bir kısmı düşeşe, bir kısmı da eğlenceye gitti. Paralar dağıtılınca o zaman şehirde bir olan pavyon sayısı, yediye fırladı. Köprüaltlarında dere kenarlarında atılan zarlar, yeşil çuhalı kapalı mekanlara taşındı. Atlar taksiye gidip bilmem neredeki eğlence yerini kapatır eğlenirdik. Bizimkisi boş gönül hovardalığıydı..."
Evet, Keban Barajı’nın temelleri büyük bedeller karşılığı atılmıştı. Bu bedelleri bir dönem sorumsuzca yaşayan insanlar çoktan ödemişti... Bu zamanlar "Barajzade" olan bu insanlar, artık birer "Barajzede" idiler...





Araştırma Kategorileri
Twitter - @bizmadenliyiz
Son Eklenen Fotoğraf
Ziyaretçi İstatistiği

Aktif  Online Ziyaretçi : 29

Toplam Ziyaretçi Sayısı : 3253339

İlk Yayın Tarihi :   06.12.2006