Kapısının üzerindeki mermer levhada şu satırlar mahkûkdur:

”Şehen-şâh bî-müdânî veliyy-i ni’metimiz Sultan Abdülhamid-i Sani Efendimiz hazretlerinin bedâyi-ı âsâr-ı mülûkânelerinden sâât-ı eyamı erbâb-ı hayata ilân içün Mutasarrıf-ı Liva Hayri Bey kullarının himmeti ve ahalinin nakd gayretleriyle bu havâlide ilk defa olmak üzere bin üçyüz on yedi sene-i hicriyesinde (Milladi 1899) inşa olundu”

 

Ergani Madeni’nde Ahiren İnşa Olunan Saat Kulesi

Kaynak: Servet-i Fünun Mecmuası, R.30 Mart 1315 (Milladi 11 Nisan 1899), sayı: 474, sayfa:85

Bu yapı, T.C. Kültür Bakanlığı, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nün 11 Nisan 2002 tarih ve 2843 sayılı kararı ile ”Korunması Gereken Kültür Varlığı” olarak ve ”Saat Kulesi” şeklinde tescillenmiştir.

5 Şubat 2006 tarihli Aydınlık Dergisi

”SAAT KULESİ”NE ”KİLİSE ÇANI” KULESİ DEDİLER

Aziz Nesin’lik hikaye!

Koskoca Saat Kulesi oldu kilise çanı kulesi! Osmanlı’nın tipik Hükümet Konağı da Kültür Bakanlığın’dan tescilli kilise! Sekiz yıl sonra hata kanıtlandı ama tarihi kule ve bina restore edilemiyor. Sebep: İmam Hatip Lisesi olarak kullanılması! Kule ve binanın geleceği merak konusu… Elazığ Maden İlçesi’nde Aziz Nesin’lik bir hikaye…

1994 yılında, Elazığ’a bağlı Maden İlçesi’nde bulunan ve günümüzde İmam Hatip Lisesi kullanılan Eski Hükümet Konağı ”kilise”, Hükümet Konağı’nın yanında bulunan tarihi Maden Saat Kulesi de ”kilise çanı kulesi” olarak tescil edilip, koruma altına alındı. Tescilleyen, Kültür Bakanlığı.

Aradan sekiz yıl geçtikten sonra, 2002 yılında, aratırmacı-yazar Lütfi Ergene’nin Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’ne başvurunca bu tarihi hatadan dönüldü. Kültür Bakanlığı eski tescil kararlarını iptal ederek, yeni tescil kararı aldı. 11 Nisan 2002 tarihli yeni karara göre; bu kulenin ”saat kulesi” olarak tescil edilmesine, ”kilise” olarak tescil edilen iki katlı binanın ise Osmanlı döneminde inşa edilen ”Resmi Hükümet Konağı” olarak tescil edilmesine karar verildi.

SAAT KULESİ YOL SAYILDI

Bakanlık, Elazığ Maden İlçesi’nde bulunan tarihi eserlerimizi kilise ve kilise çanı kulesi olarak tescillemekle kalmayıp, bu tarihi eserlerimizi yok saydı. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu yayınları arasında yer alan ”Anadolu Saat Kuleleri” yayınında saat kulesinin yok olduğu ve bulunduğu yerin, yol olarak gösterildiği ortaya çıktı. Konuyu kamuoyuna duyurmak için Gelincik adlı bir dergi çıkaran Lütfi Ergene, bugünkü Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Sadık Tural’a durumu anlattığını ve ”düzelteceğiz” sözü aldığını belirtiyor. Ergene, buna karşın hatalı kitapçığın hala yayında olduğunu söyledi. Lütfi Ergene, ”aradan 8 değil 18 yıl geçseydi, o dönemi hatırlayan insanlar da kalmayacaktı ve tarihi eserlerimiz yok olacaktı” dedi.

İMAM HATİP LİSESİ OLUNCA RESTORASYON YAPILMADI

1899 yılında yapılan Maden Saat Kulesi en son 1953 yılında onarıldı. Harabe halindeki Saat Kulesi ve Eski Hükümet Konağı’nın restore edilmesi için 15 Eylül 2005 tarihinde, Lütfi Ergene’nin yaptığı başvuru ise ilginç bir şekilde reddedildi. 2002 yılında saat kulesi ve binayı ”korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı” olarak yeniden tescilleyen Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nce, Lütfi Ergene’ye gönderilen yazıda şöyle denildi: ”Söz konusu tescilli taşınmazların, Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı, Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’ne tahsisli olması sebebiyle, Bakanlığımız Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nce yapılacak herhangi bir işlem bulunmamaktadır”. Çünkü söz konusu bina İmam Hatip Lisesi olarak kullanılmaktaydı. Böylece, tarihi Saat Kulesi ve Hükümet Konağı’nın restorasyonu da yapılamadı.

İlk yayın tarihi: 11.01.2007
Yazarı: Lütfi BARAN
27.03.2002 Tarihli TBMM Önergesi

İlgi Önergenin Yazılı Metni

İlgi Önergeye Verilen Cevap Metni

Kaynak
TBMM Resmi Web Sitesi – Geçmiş Dönem Yazılı Soru Önergesi Bilgileri
Erişim Linki

İlk yayın tarihi: 01.02.2007
Yazarı: K.Efe ORUÇ

Fahri Milletvekilimiz, DSP İstanbul Milletvekili sn. Hasan MACİT beyin ilçemizdeki Tarihi Saat Kulesi ve Hükümet Konağı binasıyla ilgili Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’a yönelttiği sorular;

İlimizden meclise giden ancak şu ana kadar somut anlamda varlıklarını hissedemediğimiz beş milletvekilimize nazaran duyarlılıklarından dolayı Hasan MACİT beye teşekkür eder, saygılarımı sunarım …

İlk yayın tarihi: 25.04.2008
Yazarı: K.Efe ORUÇ

Kısaparmak’tan yıkılan Kerkük Kalesi’ne ağıt… 

İki yıl önce Irak’ta Saddam tarafından yıkılırken kimsenin ilgisini çekmeyen Kerkük Kalesi, Fatih Kısaparmak’ın o günlerde yazdığı türküye klip çekeceğini açıklamasıyla şimdi gündeme geliyor.Ünlü sanatçı Fatih Kısaparmak, Suudilerin Mekke’de Osmanlılar’dan kalma Ecyad Kalesi’ni yıkması üzerine iki ay önce çıkardığı son albümü “Vay Benim Hayallerim”deki ‘Kerkük Kalası’ türküsüne klip çekiyor. Irak’taki Kerkük Kalesi’nin birçok yönden Ecyad Kalesi’ne benzediğini söyleyen Fatih Kısaparmak, “Bu iki kalenin sadece tarihî misyonu değil kötü talihleri de benzeşti. Birini Suudlar yıktı, diğerini de Saddam yerle bir etti.” diyor.

‘Kerkük Kalası’ türküsünün bestesini iki yıl önce kalenin yıkım haberini aldıktan sonra yaptığını ifade eden sanatçı, çekeceği klipte Kerkük Kalesi’nin Doç. Dr. Subhi Saatçi’den aldığı 25 yıl önce çekilmiş orijinal film görüntüleri ile yıkılmadan hemen önce uzaydan çekilen fotoğraflarını kullanacağını kaydediyor. Kısaparmak Mekke’deki Ecyad Kalesi ile Kerkük Kalesi’nin yerle bir edilmesi, ulusal olmaktan öte evrensel boyutta kültür kıyımının son örnekleri olduğunu belirtiyor. Bazı İslam ülkelerinin Türkiye’ye ve Türk mirasına karşı yürüttüğü kampayaları ‘ibret ve hayret’ içerisinde izlediğini ifade eden sanatçı, Kültür Bakanlığı’nın ve Dışişleri Bakanlığı’nın Osmanlı coğrafyasındaki Türk eserlerinin durumuyla ilgili daha duyarlı olmasını istedi. Çekecekleri klipte ticarî bir kaygılarının olmadığını ve sadece Ecyad ve Kerkük kalelerini değil, diğer tarihî eser kıyımlarını da gündeme getireceklerini belirten Kısaparmak, toplumumuzun kültürel duyarlılığını yitirdiğini, unutkan bir hafızaya sahip olduğunu ve eserlere yıkılmadan önce sahip çıkmamız gerektiğini savunuyor

Kaynak: Zaman Gazetesi, 13 Ocak 2002

İlk yayın tarihi: 26.04.2008
Yazarı: Lütfi ERGENE

İstanbul Milletvekili memleketimiz değerlerine sahip çıkarken, daha birbirlerinin adını bile doğru dürüst bilmeyen sn. temsil-i vekillerimiz (!)

Elazığlılar Kültür Gecesinde (söz ile) Maden’e Eğitim Merkezi yapan, başka bir ropörtajda (yorum ile) Kerkük Kalesini sahiplenen ve her fırsatta (muhabbetle) Maden’i çok sevdiğini belirten sayın sanatçımız.

Ve daha nice nice “Kuru kuru kurbanın olam” felsefesini memleket sevgisi ve/veya sahiplenmesi bellemiş popülist gruplar!

Lütfi beye katılmamak mümkün değil! “Vah malamıne”

Saygılar…

İlk yayın tarihi: 27.04.2008
Yazarı: K.Efe ORUÇ

14 Mart 2002 tarihli Günışığı Gazetesi 

”Tarihi gerçekler çarpıtılıyor”Milli meselelere tüm Elazığlıların sahip çıkmasını isteyen Cezmi Orkun, Anadolu’nun açık hava müzesi özelliği ile medeniyetlerin beşiği olduğunu belirtti.

günışığı/Elazığ
Maden eski Hükümet Binası’nın ”Kilise” ve tarihi saat kulesinin ”Kilise Çanı Kulesi” olarak tescil edilmesine tepkiler devam ediyor. Karara bir tepki de Ankara’dan geldi.

Elazığlı emekli bürokratlardan olan ve iş hayatını Ankara’da sürdüren Cezmi Orkun, konuya ilişkin yapmış olduğu açıklamada, Tarihi gerçeklerin çarpıltıldığını belirtti.

Milli meselelerde tüm Elazığlıların aynı hassasiyetleri yaşadıklarını ifade eden Cezmi Orkun, ”Tarihi ve kültürel zenginlikleri ile Anadolu adeta bir açık hava müzesi özelliği ile medeniyetler beşiği olarak tarih yapraklarına taşınmıştır. Bu çerçevede Elazığ’ımız da tarihe adını altın harflerle yazdırmıştır. Her Türk insanı, tarihine ve etnik farklılıklara saygılıdır. Çünkü; tarihi eserler insanlığın geçmişini yansıtır. Elbette ki bunların kosunması lazımdır. Ancak; Ermeni lobilerinin tarihi geçmişimize sahip çıkma çabaları öteden beri bilinen bir gerçektir.

Bugün bizler Ermeni lobileri Türkiye’deki taraflarınca daima yazıla gelmekte olan tarihi gerçekleri çarpıtma yönündeki faaliyetleri ile karşı karşıyayız” dedi.

Tarihte Vilayat-ı Sitte olarak bilinen altı vilayetten de bahseden ORKUN, ”Vilayat-ı Sitte olarak bilinen Erzurum, Sivas, Mamüratü’l-aziz, Bitlis; Van ve Diyarbakır vilayetlerinde Ermenilerin birçok konudaki tarihi gerçekleri çarpıtma faaliyetlerinde bulundukları herkesçe bilinmektedir. Bu altı ilden biri olan Elazığ aleyhinde tapılabilecek tüm bu oyunlara karşı dikkatli olmamız gerekmektedir. Ayrıca Arkeologların ve sanat tarihçilerinin sorumluluk alanlarının neler olduğu noktasından hareketle teknik detaylarla ilgili olarak üniversitemizin öğretim görevlilerinin hemşehrilerimizi bu konuda aydınlatmaları gerekmektedir.

Tüm bu bilgiler ışığından; basınımız aracılığı ile kamuoyu gündemine taşınan bu konunun; Maddi hata var ise ilgililerden bu hatanın düzeltilmesini, kastı aşan bir hata var ise bundan da Elazığlılar adına hesap sorulmasını istiyorum.

Tarihte; kültürel, sosyal, tarihi ve ekomomik yapısındaki zenginliklerle vazgeçilmez bir özellik içeren yerlerden biri olan Elazığ’ımızın gerçek konumu tüm Elazığlılar tarafından korunmuştur ve korunmaya devam edecektir.” dedi.

”Kilise” Türkiye gündemindegünışığı/Elazığ
Maden’de yaşanan tarihi olay, Türkiye gündemine taşındı. Zaman Gazetesi’nden sonra NTV Haber Kanalı da ”Kilise” haberini yayınladı.

Önceki gün NTV’nin 18.00 Haber Bültenine Elazığ Valisi Osman Aydın ile Maden Belediye Başkanı Ramazan Güler, telefonla konuk oldu. Vali AYDIN, konu hakkında incelememlerin devam ettiğini ve ilerleyen günlerde konunun netlik kazanacağını belirtti.

Öte yandan ”Kilise” hakkında günışığı‘nda yayınlanan haberler bir dosya halinde DYP Genel Başkanı Tansu Çiller’e iletildi. Haberin yayınlandığı günden itibaren büyük bir titizlikle gelişmeleri yakından takip eden Emekli bürokratlardan ve DYP 21. Dönem Milletvekili adayı Cezmi Orkun, ”Kilise” konusu yla ilgili bir dosya hazırlağını, bu dosyayla birlikte haberlerin yayınlandığı günışığı Gazetesi’ni de DYP Genel Başkanı Tansu Çiller’e verdiğini belirtti.

www.madenliyiz.biz/resim/gazete/gunisigikule.jpg
İlk yayın tarihi: 29.04.2008
Yazarı: Lütfi ERGENE
Arkadaşlar 2002 yılında bir yıl boş kalan eski hükümet konağının pencereleri sökülerek odalardaki petekler hurda diye satıldı.hırsızlar gece içerisinde içki alemi yapıp gündüz bina içerisinde bakır bulunan malzemeleri sökerek parçalıyorlardı.artık götürecek bişey kalmayınca halıflexlerin üzerinde kağıt yakıp binanın yanmasını istemiş olmalılarki halılar tutuşmamıştı.bunu o zaman ilçe milli eğitimde hizmetli olan Ahmet bey ile bizzat tasdikname almak isteyen bir öğrenciyle okula geldiğimzde gözlerimizle gördük.Size kesin olarak şunu söylüyorum bu notumu bir yere yazın eğer maden İHL bu binada olmazsa veya bu bina boş kalırsa ya yakılacak yada talan edilecek yaz tatilinde binayı gündüz korumamıza rağmen gece öğrenci tatilde olduğundan sabah geldiğimizde okul çevresinde yere sabitlenmiş demir vb.eşyaların söküldüğünü görüyoruz ve bazı zamanlar gece okulda insan varmış gibi elektrikleri açık bırakarak hırsızların zarar vermelerin önlemiş oluyoruz.
İlk yayın tarihi: 23.05.2008
Yazarı: Hikmet USAL

Sn.Müdürüm öncellikle görevinizde başarılar diliyorum,Maden’li olarak kendi ilçemizde görev yapmanız’da ayrı bir güzellik olsa gerek.
Tarihi binamızla ilgili ,daha öncede yazmış olduğunuz bir kaç yazınız ve son yazınız arasında çelişkiler oluşmaktadır,acaba benmi yanlış algıladım yoksa çelişki varmı ..?
Yazınızda binaya gözünüz(!) gibi baktığınızı yazmışsınız.
Efe beyin yayımladığı resimler hiçte öyle olmadığını gösteriyor.
Sayın müdürüm amacımızın sizi karalamak olmadığını bilmenizi isterim.
Fakat okulun durumu içler acısı,bina binalıktan çıkmış,ne kapı ne pencere kalmamış,demekki gözünüz (!)gibi bakamamışsınız…! Şimdi yazılarınzdan almış olduğum alıntıları bir daha incelerseniz zannediyorumki bana hak verirsiniz.

gorozlum yazdı
arkadaşlar 2002 yılında bir yıl boş kalan eski hükümet konağının pencereleri sökülerek odalardaki petekler hurda diye satıldı.hırsızlar gece içerisinde içki alemi yapıp gündüz bina içerisinde bakır bulunan malzemeleri sökerek parçalıyorlardı.artık götürecek bişey kalmayınca halıflexlerin üzerinde kağıt yakıp binanın yanmasını istemiş olmalılarki halılar tutuşmamıştı.bunu o zaman ilçe milli eğitimde hizmetli olan Ahmet bey ile bizzat tasdikname almak isteyen bir öğrenciyle okula geldiğimzde gözlerimizle gördük.Size kesin olarak şunu söylüyorum bu notumu bir yere yazın eğer maden İHL bu binada olmazsa veya bu bina boş kalırsa ya yakılacak yada talan edilecek yaz tatilinde binayı gündüz korumamıza rağmen gece öğrenci tatilde olduğundan sabah geldiğimizde okul çevresinde yere sabitlenmiş demir vb.eşyaların söküldüğünü görüyoruz ve bazı zamanlar gece okulda insan varmış gibi elektrikleri açık bırakarak hırsızların zarar vermelerin önlemiş oluyoruz.

Yazım Tarihi 02-05-2007 18:16

Ben Anlayamıyorum! daha öncede size söyledim. Eğer şu an bahsettiğiniz bina ve saat kulesi imam hatip olmasaydı yani boş olsaydı ya yakılmıştı yada kulesi defineciler tarafından delik deşik edilmişti. Bunu herkes biliyor ki, eğer şuan bu bina ve yanındaki saat kulesi okulumuz öğretmen ve öğrencileri olmasaydı işletme bina ve lojmanlarının akibetine uğrayacaktı. Ama biz okul olarak hem kuleye hemde binaya sahip çıkıyoruz.
Sayın Müdürüm kimse bina boş kalsın demiyorki gerekli bakım TARİHİ DOKUSUNA uygun olarak yapılsın olması gerektiği gibi korunsun,istenen ve arzulanan budur.Malesef NE okulu Ne de Saat kulesini Koruyamamışsınız.Sahip’te çıkamamışsınız..

Şimdi burada bir şeyi daha vurgulamak istiyorum,Eğer MADEN’deki hırsızlık ,definecilik,tinercilik gibi
hadiseler önlenemiyorsa , ya idari boşluk yada güvenlik zaafı var demektir.
Eğer biz bu hadiselerin önüne geçemiyoruz diyorsanız,gerçekten üzücü bir durum.
Maden küçük bir ilçe ,Ağacın kurdu içinde olur,eğer kurdu varsa bellidir.Yok eğer komşu il , ilçe ve köylerden geliyorlarsa ve sizde seyirci kalıyorsanız.Önce kaymakam beye,sonra emniyet güçlerine Neden önlenemiyor diye,sormak lazım…?
Saygılarımla

İlk yayın tarihi: 23.05.2008
Yazarı: Nejat COŞKUN

Aynı Gün Yine Şaka Gibi Bir Başka Haber…

Vali Muşmal’a Berat

Emine Sevinç Öksüzoğlu Kültür Sanat ve Başarı Ödülleri kapsamında Vali Muammer Muşmal’a berat verildi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, Emine Sevinç Öksüzoğlu Kültür Sanat ve Başarı Ödülleri’nin Simav 13. Uluslararası Şairler Şöleni’nde sahiplerini bulduğu bildirildi.
Açıklamada, şöyle denildi:
”Türk Edebiyatının Oscarı olarak anılan gerçek anlamda edebi kariyeri olan ve Türk Edebiyat dünyasına ciddi anlamda hizmet vermiş olan kişilere verilen bu ödüller Simav`da düzenlenen törenle sahiplerine verildi.
Ödül kurulu tarafından Uluslararası Hazar Şiir Akşamlarındaki değerli katkı ve çalışmalarından Türk Edebiyatına yapmış olduğu üstün hizmetlerden dolayı, Gaziantep Altın Fıstık Türk Edebiyatı Üstün Hizmet Madalyası ve Gaziantep Özel el işi Nakkaşe ödülü ile ‘Elazığ Okuyor’ kampanyasının startını vermesi ve kendi eliyle kitap dağıtarak bu projeyi başlatması, ayrıca ‘anne baba okulu’ projesini başlatarak eğitime vermiş olduğu üstün hizmetlerden dolayı Emine Sevinç Öksüzoğlu Türk Dünyası Edebiyat Şeref Beratı’nın Elazığ Valisi Muammer Muşmal’a verilmesi kararlaştırıldı.”
Açıklamada, Vali Muşmal’ın yoğun programı nedeniyle ödül törenine katılamadığı ve ödülünü törene katılan şair-yazar Bedrettin Keleştimur’un aldığı bildirildi.
Keleştimur’un, Muşmal’ı makamında ziyaret ederek, ödülü takdim ettiği bildirildi.
Muşmal, yaptığı açıklamada, Türk edebiyat dünyasında önemli bir değeri olan bu ödüllerin sahibi olmaktan büyük mutluluk ve gurur duyduğunu belirterek, ”Elazığ’da görev yaptığımız sürece ilimizin tanıtımında büyük önemi olan kültür etkinliklerine valilik olarak destek verdik. Bundan sonra da destek vermeye devam edeceğiz” dedi.

Tarih: 23 Mayıs 2008

Kaynak: http://www.kanal2…e&sid=3910

İlk yayın tarihi: 23.05.2008
Yazarı: Lütfi ERGENE
HAYATTA BULUNAN ESKİ-YENİ TÜM ELAZIĞ MİLLETVEKİLLERİNE VE KRONİK POLİTİKA MERAKLILARINA
DERS OLSUN!

Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan…

İSTANBUL MİLLETVEKLİ SAYIN HASAN MACİT’İN 7/3251 ESAS NO’LU YAZILI SORU ÖNERGESİNE İSTİNADEN HAZIRLANAN BAKANLIĞIMIZ CEVABI

Kültürel varlıklarımız ve tarihi eserlerimiz bizlere, gelecek kuşaklara koruyarak aktarmak üzere önceki nesiller tarafından bırakılmış emanetlerdir. Bu emanetleri koruyarak yaşatmak bizlerin insani görevlerindendir. Ülkemiz tarihi eser zenginliği ve kültürel varlık bakımından Dünyanın ender ülkelerinden biri olmakla birlikte ne yazık ki bizlere emaneten bırakılmış eserleri yeterince koruyamadığımız da bir gerçektir. Tarihine sahip çıkmayan ulusların yok olması kaçınılmazdır. Elazığ İli, Maden İlçesi’nde bulunan ”Saat Kulesi” önce, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 22/04/1994 tarihli ve 1448 sayılı kararı ile ”Kilise Çanı Kulesi” olarak tescil edilip koruma altına alınmış sonra yapılan yanlışlık fark edilerek, Diyarbakır Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından 11/04/2002 tarihli ve 2843 sayılı karar ile düzeltilerek ”Hükümet Konağı ve Saat Kulesi” olarak tescil edilmiştir. Bu bağlamda;

SORU 1: Tescil edilen Saat Kulesi’nin kültürel miras olarak korunmasını sağlamak üzere yapılması gereken aslına uygun onarım işi ne zaman yapılacaktır? Bu konuda bir plan ya da çalışmanız var mı?

CEVAP 1: Elazığ İli, Maden İlçesi Camii Kebir Mahallesi, 425 ada, 1 parselde yer alan Tarihi Saat Kulesi ile aynı parselde yer alan Eski Hükümet Konağı, Diyarbakır Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 11/04/2002 tarihli ve 2843 sayılı kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilmiştir.

Saat Kulesi’nin kaplama taşlarında oluşan erimeler ve yerinden oynamalar ile kulenin alt kaidesi ve kapı lentosunun tahrip olması sebebiyle kulenin onarım işi için rölöve, restorasyon ve restitüsyon projelerinin hazırlanması gerekmektedir. Diyarbakır Röleve ve Anıtlar Müdürlüğü’nce hazırlanmış olan yakalaşık maliyet Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü’nden talep edilmiş olup, ödenek sağlandığı takdirde onarım için gereken rölöve, restorasyon ve restitüsyon projelerinin yapılması için ihale işlemlerine başlanacaktır.

SORU 2: Tarihi Hükümet Konağı, okul olarak kullanıldığı için orijinal hali korunamamaktadır. Halen eğitim faaliyetinin görüldüğü okulun başka bir binaya taşınarak tarihi Hükümet Konağı’nın aslına uygun olarak onarılıp müzeye dönüştürülmesini sağlayacak bir çalışmanız var mı?

CEVAP 2: Eski Hükümet Konağı Maliye Mazinesine ait olup İmam Hatip Lisesi olarak kullanılmak üzere Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı (Din Eğitimi Genel Müdürlüğü) adına tahsisi yapılmış ve halen İmam Hatip Lisesi olarak kullanılmaktadır.

Bakanlığımca mülkiyetimizde bulunan veya Bakanlığıma tahsisli taşınmazların onarımı yapılmaktadır. Söz konusu taşınmaz tahsisli ve mülkiyetimizde bulunmadığından onarımının Bakanlığım tarafından yapılması mümkün olamamaktadır.

10 Haziran 2008 Tarihli Evrakın Aslı
İlk yayın tarihi: 11.06.2008
Yazarı: Lütfi ERGENE

Bu bina şanına layık olarak her türlü tehlikeye karşı korunmakta ve aslına uygun onarılması hususunda gerekli girişimler yapılmakta .ve yapılmaya devam etmektedir.eğer önceki resmine bakarsanız açıkça göreceksiniz ki çürüyen çatı MEB tarafınadn gönderilen ödenekle tamamen yenilenmiş pencereleri asılna uygun olarak değiştirilmiştir.,Bu yıl iç djzaynının kapı,sıva .boya gibi işlerin asılna uygun olarak yapılması için MEB’den ödenek talep edilmiş intikal etmiş olan bu ödenekle binanın iç ve dış kısımları onarımdan geçecektir.

İlk yayın tarihi: 24.04.2010
Yazarı: Hikmet USAL

Ergani Saat Kulesi kan ağlıyor

Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde bulunan Hükümet Konağı 1895’te, Saat Kulesi ise 1899’da inşa edilmiş olup kulenin kapısı üzerindeki kitabede bizzat Abdülhamid’in eseri olduğu açıkça belirtilmektedir.

Aymazlığın derecesine bakın ki, 1994’te Kültür Bakanlığı konağı “Ermeni kilisesi”, kuleyi de onun “çan kulesi” olarak tescillemiş. Allah’tan, bir tarih gönüllüsü olan Lütfi Ergene’nin müdahalesiyle bu feci hata düzeltilmiş ve binaların, ismi anılmadan (ağızlarını yakar çünkü!) Abdülhamid döneminde yaptırıldığı tescil edilmiş.

Bugün saat kulesinin üst kısmı yıkık, altı ise zar zor ayakta durmaktadır. Osmanlı Yahudileri tarafından Meksika’da yaptırılan çeşmeli saat kulesinin restorasyonu için para ayıran hükümete, Ergani’deki saat kulesini harap bir vaziyette bırakmak yakışmıyor. Bir an önce el atılması dileğiyle.